Çocuklarda dürtü kontrolü sorunu

çocuk-hayvanlara-bakarken-900 × 602Merhaba sevgili okurlar,

İnsan davranışları ile ilgilenen tüm bilimlerin ortak konularından olan “dürtü” ve “dürtü kontrolü” şahsen en çok önem verdiğim konulardan biridir. Türk Dil Kurumu’nun tanımına göre bakacak olursak; bedensel veya ruhsal dengenin değişmesi sonucu ortaya çıkan ve canlıyı türlü tepkilere sürükleyebilen içten gelen gerilimdir. Bu da kısaca insanın öncelikle duygulanmasına (psikofizyolojik değişim) ve davranmasına yönelten itki demektir.

Siz okurlarım için konu ilk paragraftan anlaşılmaz gelebilir. Ancak okuyucunun entelektüel yapısını tahmin ettiğimden dolayı rahatım ve bir miktar daha fazla dikkatin anlaşılmasını kolaylaştıracağına inanmaktayım. Çünkü şahsi görüşüm her zaman bir unsurun en temel yapı taşından yola çıkarak anlatılmasıdır. Ayrıca başka bir uyarı yapmayı etik değerlere bağlı ve önce insanı gözeten bir alan çalışanı olarak vazife görmekteyim ki hiçbir makalenin kendi tarafınızca tanı konması için yazılmamıştır Gerek bu makalem olsun gerekse okuyacağınız veya okuduğunuz makaleler olsun aklınızda “Bu bende var”, “ Çocuğumda acaba böyle bir durum söz konusu mu?”, “Kesin o, bundan dolayı böyle yapıyor” gibi düşünceler oluşabilir. Bu olağan ve beklenen bir durumdur. Ancak sağlıklı olmayan durum ise okurun kendisine veya etrafındakilere tanı koymasıdır. Edinilen bilgilere dair kişide oluşan herhangi bir kuşkuda ilgili uzmana danışılması kesinlikle en sağlıklı olanıdır.

Dürtü kontrolü ve kontrol sorunu
“Dürtü” sözcüğünü anlam bilim açısından incelediğimizde bilinç dışından gelen bir itke olduğunu artık görebiliyoruz. Pekâlâ, kontrolünü nasıl sağlıyoruz? Bu sorunun yanıtını nasıl ve neden kontrol edilemediği üzerinden vermek istiyorum. Şimdi zihninizde alt-kültürde (psikiyatrideki karşılığı “sub-culture”dır. En güzel betimleme de her ne kadar tartışmaya açık olsa da kenar mahalle kültürü olarak yapılabilir.) yetişen bir çocuğu canlandırmanınız isteyeceğim. Söz konusu çocuk, toplumsal normlar ve ahlaki değerler konusunda ebeveynleri tarafından yoksun bırakılmış, istediğini yapma konusunda kısıtlanmamış dolayısıyla dolaylı yoldan kuralsızlık öğretilmiş olsun. Yapılan araştırmalara göre metropollerde sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel düzeylerde düşüklük gösteren kitlelerde suç oranları daha yüksektir. Bu suçlara örnek verecek olursak; madde kullanımı, alkolizm, adam yaralama veya kendine zarar verme yani sadistlik ve mazoşisttik, patolojik kumar bağımlılığı, tecavüz veya taciz vb. gibi davranış bozukluklarına örnek verebiliriz. Ancak durumun bu kadar marjinal olması da gerekmemektedir.

Daha çok göz önünde olan fakat daha az görülen söz kesme, söze girme gibi davranışlar dahi dürtü kontrol sorununa girmektedir. Belirtilmesi gereken diğer bir husus, kültürel düzeyine bakılmaksızın dürtü kontrol sorununun kadın ve erkeklerde farklı sirayet edebiliyor olmasıdır. Özellikle kadınlarda aşırı alışveriş, söze girme/sözü kesme, yeme bozuklukları (aşırı yeme veya anoreksik durum [yememe!] gibi kendini gösterirken, erkeklerde saldırganlık, riskli alkol alımı, aşırı hız, cinsel dürtü kontrolünde zorlanma gibi farklılıklar görülebilir. Elbette belirtilen tüm durumlar tüm cinsiyetlerde de gözlemlenebilmektedir.

Yukarıda sizden zihninizde canlandırmamı istediğim örnekte anlayacağınız gibi herhangi bir organik veya psikiyatrik bir durum yoktur. Yani tamamıyla anne ve babanın veya diğer kültürü oluşturan bireylerin pasif veya aktif öğretileri çocukta gerek içinde bulunduğu dönemde gerekse yetişkinlik döneminde herhangi bir psikiyatrik veya organik bozukluğa bağlı olmaksızın dürtü kontrol sorunu olabilmektedir. Bu durumda dürtü kontrol sorununun ikiye ayrıldığını belirtebiliriz: Çevresel etkenler ve organik (nörofizyolojik) etkenler.

Öyleyse şöyle bir soru sorulabilir: Dürtü kontrol sorunu sadece kenar mahallelerde mi vardır?

Hayır. İster organik bir bozukluğa bağlı olsun isterse sosyo-kültürel değişime bağlı olsun etkenler açık ve nettir. Örneğin, çocuğunuzun hiçbir kısıtlamayla büyümemesini istiyorsunuz. Çünkü geçmişinizde aileniz sizi sürekli kısıtlamıştı ve çektiğiniz sıkıntıların çocuğunuz tarafından çekilmesini istemiyorsunuz. Şimdi kurguyu biraz daha genişletelim. İki fakülte bitirmiş olun ve iyi muhitte yüksek bir gelirle eşiniz ile birlikte yaşıyor olun. Böyle bir senaryoya göre aşırı ilgili ve serbest aile yapısındaki çocuklarda impulsif davranışlar görülebilir. Ancak böyle bir senaryo olmaksızın kişide dürtü kontrol bozukluğu varsa bunun tek sebebi organik bozulmadır.

Patolojik kumar (kumar bağımlılığı), kleptomani (çalma davranışı), piromani (yangın çıkartma davranışı), trikotilomani (vücut kılı yolma davranışı) vb. en sık görülen dürtü kontrol bozukluklarından sadece birkaçıdır.

Alkım Seven

Uzman Nöropsikolog

Facebook Yorum Bölümü

Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>